Akut Stres Bozukluğu: Olaydan Sonraki İlk Ay
Travmatik bir olayın ardından gelen ilk haftalar ayrı bir dönemdir. Bu dönemde yapılanlar, sonraki seyri etkileyebilir.
3 dk okuma
Travmatik bir olayın hemen ardından yaşananlar, çoğu zaman "şok" sözcüğüyle anlatılır. Klinik olarak bu dönem ayrı bir başlıkta değerlendirilir: akut stres bozukluğu. Bu ayrımın pratik bir anlamı vardır — ilk ayda uygulanan yaklaşım, sonraki ayların seyrini etkileyebilir.
Akut stres bozukluğu nedir?
Akut stres bozukluğu, travmatik bir olaydan sonraki ilk üç gün ile bir ay arasında görülen, işlevselliği bozan belirti tablosudur. Belirtiler büyük ölçüde TSSB ile örtüşür; fark süredir.
Üç günlük alt sınırın bir nedeni vardır: olayın hemen ardındaki ilk saatler ve günlerde yoğun tepkiler beklenen, hatta uyum sağlayıcı yanıtlardır. Bu dönemde tanı konulmaz.
Belirtiler
Değerlendirmede şu belirtiler aranır:
- Yeniden yaşantılama. İstemsiz görüntüler, kâbuslar, olayın anlık olarak yeniden yaşanması.
- Olumsuz duygudurum. Olumlu duygulara erişimin kaybı.
- Disosiyatif belirtiler. Gerçek dışılık hissi, kendine uzaktan bakma, zaman algısının değişmesi, olayın bölümlerini hatırlayamama.
- Kaçınma. Olayı hatırlatan uyaranlardan uzak durma.
- Uyarılma belirtileri. Uyku bozukluğu, irkilme, tetikte olma, sinirlilik, yoğunlaşma güçlüğü.
Bu dönemde en sık rastlanan ve en çok korkutan belirti, gerçek dışılık hissidir. Kişi "sanki film izliyorum", "bu benim başıma gelmiyormuş gibi" der ve çıldırdığını düşünebilir. Oysa bu, aşırı yükü azaltmaya çalışan bir koruma mekanizmasıdır. Ayrıntılar bu yazıda ele alınıyor.
Neden ayrı bir başlık?
İki pratik nedeni vardır.
İlki, beklenen seyirle ilgilidir. Akut dönemde görülen belirtilerin önemli bir bölümü ilk haftalar içinde kendiliğinden geriler. Dolayısıyla bu dönemde her tabloya yoğun müdahale yapılması gerekmez; gereksiz tıbbileştirme de bir risktir.
İkincisi, risk belirlemeyle ilgilidir. Akut stres bozukluğu tanısı alan kişilerin bir bölümünde tablo TSSB'ye dönüşür. Bu dönemde yapılan değerlendirme, kimin daha yakın izlenmesi gerektiğini gösterir.
İlk dönemde yararlı olanlar
Olayın hemen ardından uygulanan ve yararı yerleşmiş yaklaşımlar şunlardır:
- Fiziksel güvenliğin sağlanması. Her şeyden önce gelir. Kişi hâlâ tehdit altındaysa psikolojik müdahalenin yeri yoktur.
- Temel ihtiyaçların karşılanması. Su, yemek, uyku, sıcaklık, bilgi.
- Bilgi verme. Ne olduğu, bundan sonra ne olacağı, nereye başvurulacağı. Belirsizlik, akut dönemde en büyük yük kaynaklarından biridir.
- Sosyal bağın korunması. Yakınlarla temasın sağlanması.
- Normalleştirme. Yaşanan tepkilerin beklenen tepkiler olduğunun açıklanması.
- Uykunun desteklenmesi. Uyku yoksunluğu tüm belirtileri ağırlaştırır.
Zararlı olabilecek yaklaşımlar
Bu dönemde iyi niyetle yapılan bazı şeyler yarardan çok zarar verebilir:
Anlatmaya zorlamak. Olayın ayrıntılı biçimde, hemen ve defalarca anlatılmasını isteyen tek seanslık müdahalelerin — alan yazınında tartışılan "psikolojik debriefing" uygulamaları — rutin olarak önerilmediği, bazı durumlarda belirtileri artırabildiği bildirilmiştir.
Haber ve görüntülere sürekli maruz kalmak. Özellikle toplumsal olaylarda, görüntülerin tekrar tekrar izlenmesi yeniden yaşantılamayı besler.
Alkol ile yatıştırma. Kısa vadede uykuya yardım eder görünür; uyku yapısını bozar ve belirtileri ağırlaştırır.
"Güçlü olmak" baskısı. Tepkilerin bastırılmasını teşvik etmek, işlemeyi geciktirir.
Deprem ve toplumsal olaylar
Türkiye'de akut stres tabloları en sık deprem sonrası dönemlerde geniş ölçekte görülür. Bu tür olaylarda birkaç ek nokta önem taşır:
- Barınma, güvenlik ve bilgi akışı psikolojik müdahaleden önce gelir
- Artçı sarsıntılar nedeniyle tehdit algısı gerçekten sürer; bu, "aşırı tepki" değildir
- Çocuklar ve yaşlılar farklı belirti örüntüleri gösterebilir
- Yardım edenlerde ikincil travmatik stres gelişebilir
Konunun daha geniş ele alınışı deprem sonrası psikolojik etkiler yazısındadır.
Profesyonel destek ne zaman?
Akut dönemde her tablo için terapi gerekmez. Ancak şu durumlarda değerlendirme önerilir:
- Belirtiler ilk haftalarda azalmak yerine artıyorsa
- Disosiyatif belirtiler yoğunsa
- Uyku büyük ölçüde bozulduysa
- Kişi temel bakımını sürdüremiyorsa
- Önceden travma ya da ruhsal bozukluk öyküsü varsa
- Destek sistemi yoksa
- Kendine zarar verme düşünceleri varsa — bu durumda beklenmez; acil durumlarda 112 aranır
Bir ayı aşan ve işlevi bozan belirtilerde tablo TSSB başlığında değerlendirilir ve yapılandırılmış çalışma gündeme gelir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır; tanı ya da tedavi önerisi içermez.
Sık sorulanlar
Olaydan hemen sonra terapiye başlamak gerekir mi?
Her tabloda gerekmez. İlk günlerde güvenlik, temel ihtiyaçlar ve bilgi önceliklidir.
Gerçek dışılık hissi tehlikeli mi?
Akut dönemde sık görülen bir koruma tepkisidir. Yoğun ve sürekliyse değerlendirilmesi uygun olur.
Olayı anlatmak iyileştirir mi?
Zorlanmış ve ayrıntılı tek seanslık anlatımın rutin olarak önerilmediği bildirilmiştir. Kişi istediğinde anlatması ise engellenmemelidir.
Ne zaman TSSB'ye dönüşür?
Belirtiler bir ayı aşıp işlevselliği bozmaya devam ederse tablo TSSB başlığında değerlendirilir.
Uyku ilacı kullanmalı mıyım?
İlaç kararı hekime aittir. Bu metin ilaç önerisi içermez.