Özgüven ile Öz Değer Arasındaki Fark
Özgüven bir alana aittir ve kazanılır. Öz değer ise bir alana ait değildir ve kazanılması gerekmez. Karıştırıldığında ikisi de zedelenir.
3 dk okuma
Gündelik dilde "özgüvenim yok" ifadesi çok farklı durumları anlatır. Bazı kişiler bir beceriye dair kuşkudan söz eder. Bazıları ise temel bir değersizlik duygusundan. Bu ikisi aynı şey değildir ve karıştırıldığında yanlış çözümler üretilir.
Özgüven: alana özgü ve kazanılır
Özgüven, belirli bir alanda bir şeyi yapabileceğine dair inançtır. Üç özelliği vardır.
Alana özgüdür. Bir kişi sunum yapmakta özgüvenli, yüzmede özgüvensiz olabilir. Bu bir tutarsızlık değildir; özgüvenin doğasıdır.
Deneyimle kazanılır. Özgüven, düşünerek ya da kendine telkinle değil, yapmakla gelişir. Bir beceride yetkinlik arttıkça ona dair inanç da artar.
Sıra beklenenin tersidir. Pek çok kişi "özgüvenim gelince yapacağım" diye bekler. Oysa özgüven eylemden önce değil sonra gelir. Bu bekleyiş, aynı mekanizmayla davranışsal aktivasyon yazısında da ele alınıyor.
Öz değer: alana ait değil ve koşulsuz
Öz değer, kişinin kendi varlığına atfettiği değerdir. Bir beceriye, bir başarıya ya da bir sonuca bağlı değildir.
Sağlıklı yapıda öz değer, performanstan bağımsızdır. Kişi bir işi kötü yaptığında "bu işi kötü yaptım" der; "ben değersizim" demez.
Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Öz değeri performansa bağlı olan kişi için her görev bir kimlik sınavıdır. Bu, hem performansı düşürür hem de başarısızlığı dayanılmaz hâle getirir.
Karıştırmanın sonuçları
İkisi karıştırıldığında tipik bir tablo oluşur.
Kişi, öz değer sorununu özgüven sorunu olarak tanımlar ve çözümü başarıda arar. Daha çok çalışır, daha çok başarır. Her başarı geçici bir rahatlama verir ama değersizlik duygusu değişmez — çünkü sorun beceri eksikliği değildir.
Sonuç, dışarıdan son derece başarılı görünen ama içten sürekli yetersiz hisseden bir tablodur. Klinikte bu tabloyla sık karşılaşılır ve genellikle tükenmişlikle sonuçlanır.
Ters yönde bir hata da vardır: gerçek bir beceri eksikliğini öz değer sorunu olarak ele almak. Bu durumda yapılması gereken şey terapötik çalışma değil, öğrenmedir.
Öz değerin koşullu hâle gelmesi
Öz değer, doğuştan koşullu değildir; koşullu hâle getirilir. En sık görülen zemin, sevginin performansa bağlandığı bir ortamda büyümektir.
Bu ortamda verilen mesaj açıktır: "Başarılı olduğunda değerlisin." Mesaj sözle verilmek zorunda değildir; ilgi ve onayın dağılımı yeterlidir.
Çocuk bunu bir kural olarak öğrenir ve yetişkinlikte kendisi uygular. Değer, sürekli yeniden kazanılması gereken bir şeye dönüşür. Bu yapı, şema terapi diliyle başarısızlık, kusurluluk-utanç ve yüksek standartlar şemalarıyla ilişkilidir.
Öz saygı kavramının sınırı
Öz saygı (self-esteem) kavramı uzun süre ruh sağlığı alanının merkezinde yer aldı. Son yıllarda bu konuma bir eleştiri geldi.
Eleştirinin özü şudur: öz saygı bir değerlendirmeye dayanır — kendini olumlu değerlendirmek. Dolayısıyla doğası gereği koşulludur ve karşılaştırmaya dayalıdır. Başarısızlık anında ya da olumsuz bir karşılaştırmada düşer. Yani en çok ihtiyaç duyulan anda erişilemez hâle gelir.
Bu nedenle alanda öz şefkat kavramına yönelik ilgi arttı. Öz şefkat değerlendirme içermez; zorlandığı anda devreye girer ve bu yüzden daha istikrarlı bir kaynak olarak değerlendirilir.
Hangisiyle çalışılır?
Ayrım, çalışma biçimini belirler.
Özgüven eksikliğinde çalışma davranışsaldır: kademeli deneme, beceri geliştirme, kaçınmanın azaltılması, gerçekçi geri bildirim. Burada içgörüden çok tekrar işe yarar.
Öz değer sorununda çalışma daha derin ve daha uzundur: değerin hangi koşullara bağlandığının incelenmesi, bu koşulların nereden geldiğinin görülmesi, iç eleştirmenle çalışma ve öz şefkat kapasitesinin kurulması. Şema terapi ve NARM bu alanda kullanılan çerçevelerdir.
Pratikte ayırt edici soru şudur: "Bu beceriyi kazansam sorun çözülür mü?" Yanıt evetse özgüven, hayırsa öz değer alanındayız.
Yaygın yanlış yaklaşımlar
- Olumlu telkin. "Ben değerliyim" demek, inanılmayan bir cümleyi tekrarlamaktan öteye gitmez ve bazı kişilerde tersine çalışarak çelişkiyi belirginleştirir.
- Başarı biriktirmek. Öz değer sorununda başarı, kalıcı etki üretmez.
- Karşılaştırma yoluyla değer kurmak. Başkalarından iyi olmaya dayanan değer, her karşılaştırmada yeniden sınanır.
- Kusurları yok saymak. Sağlıklı öz değer, kusurların görülmesini engellemez; onların kimliği belirlemesini engeller.
Ne zaman destek düşünülmeli?
- Başarılarınız kendinizi yeterli hissettirmiyorsa
- Bir hata, kendinize dair genel bir yargıya dönüşüyorsa
- Değerinizi sürekli kanıtlama ihtiyacı duyuyorsanız
- Eleştiri karşısında uzun süre toparlanamıyorsanız
- Olumlu geri bildirimleri geçersiz kılıyorsanız
- Çökkünlük belirtileri eşlik ediyorsa
Bu yazı bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır ve klinik değerlendirmenin yerini almaz.
Sık sorulanlar
Özgüven nasıl kazanılır?
Deneyimle. Özgüven eylemden önce değil sonra gelir; beklemek genellikle süreci uzatır.
Başarılı olmama rağmen neden yetersiz hissediyorum?
Bu tablo, sorunun özgüven değil öz değer alanında olduğunu düşündürür. Başarı bu alanda kalıcı etki üretmez.
"Ben değerliyim" demek işe yarar mı?
İnanılmayan bir cümlenin tekrarı sınırlı etki üretir; bazı kişilerde çelişkiyi belirginleştirir.
Öz saygı ile öz şefkat farkı ne?
Öz saygı bir değerlendirmedir ve koşulludur. Öz şefkat değerlendirme içermez ve zorlandığı anda erişilebilirdir.
Hangisiyle çalışmam gerektiğini nasıl bilirim?
"Bu beceriyi kazansam sorun çözülür mü?" sorusu ayrımı yapar. Evetse özgüven, hayırsa öz değer alanıdır.