Terapide Gizlilik: Sınırları Nerede?
Gizlilik psikoterapinin ön koşuludur. Fakat mutlak değildir ve sınırlarının baştan bilinmesi güven için gereklidir.
3 dk okuma
Psikoterapinin çalışabilmesi için danışanın kimseye anlatmadığı şeyleri anlatabilmesi gerekir. Bu nedenle gizlilik, mesleki bir nezaket değil, sürecin yapısal bir koşuludur.
Buna karşın gizlilik mutlak değildir. Sınırları vardır ve bu sınırların baştan bilinmesi — sonradan öğrenilmesi yerine — güveni korur.
Neler gizlidir?
Danışanın paylaştığı her şey gizlilik kapsamındadır: anlattığı olaylar, duyguları, kimlik bilgileri, görüşmeye geldiği bilgisi.
Son madde önemlidir ve sıklıkla atlanır. Bir kişinin psikoterapi görüşmesine geldiği bilgisi, içeriğinden bağımsız olarak gizlidir. Dolayısıyla bir yakın aradığında bile bu bilgi paylaşılmaz.
Gizliliğin sınırları
Mesleki etik ve ilgili mevzuat çerçevesinde gizliliğin istisnaları bulunur. Genel olarak şu durumlarda sınırlanabilir:
- Kişinin kendisine yönelik ciddi ve yakın risk. İntihar riski bulunduğunda güvenliğin sağlanması önceliklidir.
- Bir başkasına yönelik ciddi ve yakın risk.
- Çocuk, yaşlı ya da kırılgan bir kişiye yönelik ihmal veya istismar bildirimi. Bu durumlarda bildirim yükümlülüğü bulunur.
- Yasal zorunluluk. Yetkili bir mahkeme kararı.
- Süpervizyon. Mesleki denetim görüşmelerinde olgu, kimlik bilgileri gizlenerek ele alınabilir ve süpervizör de gizlilikle yükümlüdür.
Bu istisnaların kapsamı ve uygulanma biçimi, ilgili mevzuat ve mesleki etik ilkelerle belirlenir. İlk görüşmede bu sınırların açıkça aktarılması uygun bir uygulamadır.
Risk durumunda ne olur?
Bu konu en çok kaygı üretendir ve netleştirilmesi yararlıdır.
Risk, otomatik ve ani bir bildirim süreci başlatmaz. Genel olarak izlenen yol şudur: risk değerlendirilir, danışanla açıkça konuşulur, güvenlik planı birlikte oluşturulur ve gerekliyse yakınların ya da sağlık kuruluşlarının sürece dâhil edilmesi — mümkün olduğu ölçüde danışanın bilgisiyle — planlanır.
Yani amaç danışanın arkasından hareket etmek değil, güvenliği sağlamaktır. Bu nedenle intihar düşüncelerinin paylaşılması, sürecin kesilmesine değil, üzerine çalışılmasına yol açar.
Konuyla ilgili.
Yakınlarla iletişim
Danışanın eşi, ebeveyni ya da bir arkadaşı bilgi almak isteyebilir. Bu durumda genel ilke şudur: danışanın yazılı onayı olmaksızın bilgi paylaşılmaz.
Danışan isterse belirli bilgilerin paylaşılmasına onay verebilir ve bu onayın kapsamı birlikte belirlenir. Onay her zaman geri alınabilir.
Bu klinikte yetişkinlerle bireysel ve çift çalışması yürütülmektedir; dolayısıyla üçüncü kişilerin sürece dâhil edilmesi istisnai bir durumdur ve danışanın kararına bağlıdır.
Kayıtlar
Psikoterapi süreçlerinde seans notları tutulması olağan ve gerekli bir uygulamadır. Bu notlar, sürecin takibi ve planlaması için kullanılır.
Danışanın bilmesi yararlı olan noktalar: notların gizli tutulduğu, güvenli biçimde saklandığı, ses ya da görüntü kaydı yapılmadığı (eğitim ya da süpervizyon amacıyla kayıt alınması gerekiyorsa bunun ayrı ve açık bir onayla yapıldığı) ve kayıtların saklanma süresine ilişkin mesleki ilkelerin bulunduğu.
Danışan, kendisiyle ilgili tutulan kayıtlar hakkında bilgi isteyebilir.
Çevrim içi görüşmelerde gizlilik
Çevrim içi görüşmelerde gizlilik ek önlemler gerektirir ve bu önlemlerin bir bölümü danışanın tarafındadır:
- Görüşmenin yalnız kalınabilen bir ortamda yapılması
- Kulaklık kullanılması
- Kapının kapatılması ve kesinti olasılığının azaltılması
- Araçta ya da açık alanda görüşme yapılmaması
- Görüşme için uygun bir platform kullanılması
- Kayıt alınmaması
Pratik bir öneri: görüşme için bir yedek plan belirlemek — bağlantı koptuğunda nasıl iletişim kurulacağı. Ayrıntılar çevrim içi terapi sayfasındadır.
Tesadüfi karşılaşmalar
Sık sorulan bir konudur: terapistle sokakta karşılaşılırsa ne olur?
Genel yaklaşım şudur: terapist, danışanın mahremiyetini korumak için ilk adımı atmaz. Selam verip vermeme kararı danışana bırakılır. Bunun nedeni, danışanın yanında bulunan kişilere açıklama yapmak zorunda kalmamasıdır.
Bu konu ilk görüşmelerde konuşulabilir ve tercih belirtilebilir.
Neden bu kadar önemli?
Gizlilik, yalnızca bir kural değildir. Pratik bir işlev taşır: danışan paylaştığı şeyin dışarıya çıkmayacağını bilmediği sürece, en önemli materyali paylaşmaz.
Klinikte sık gözlenen bir durum vardır: en belirleyici bilgi, güven kurulduktan aylar sonra paylaşılır. Bu gecikme bir direnç değil, doğal bir sıradır.
Bu nedenle gizlilik çerçevesinin açıkça konuşulması, sürecin hızını da etkiler.
Bu yazı bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır; hukuki bilgi içermez. Gizliliğin kapsamı ve istisnaları ilgili mevzuat ve mesleki etik ilkelerle belirlenir ve ilk görüşmede aktarılır.
Sık sorulanlar
Anlattıklarım kimseye söylenir mi?
Danışanın paylaştığı her şey gizlilik kapsamındadır. Sınırlı istisnalar mesleki etik ve mevzuatla belirlenir ve ilk görüşmede aktarılır.
Eşim arayıp bilgi isterse?
Danışanın yazılı onayı olmaksızın bilgi paylaşılmaz. Görüşmeye geldiği bilgisi de gizlidir.
İntihar düşüncelerimi söylersem ne olur?
Risk danışanla açıkça konuşulur ve güvenlik planı birlikte oluşturulur. Amaç arkadan hareket etmek değil güvenliği sağlamaktır.
Seanslar kaydedilir mi?
Ses ya da görüntü kaydı rutin bir uygulama değildir. Gerekli olduğu durumlarda ayrı ve açık onay alınır.
Sokakta karşılaşırsak?
Terapist mahremiyeti korumak için ilk adımı atmaz. Selam verme kararı danışana bırakılır.