İçeriğe geç
Esra Pektaş Kıldiş Klinik Psikolog · Psikoterapist

Onay Arayıcılık Şeması: Başkalarının Gözünden Yaşamak

Onay arayıcılık şemasında kişi, kendi değerini ancak başkalarının tepkisiyle ölçebilir. Dışarıdan özgüvenli görünen biri, içeriden sürekli bir sınavdadır.

4 dk okuma

Bazı insanlar bir odaya girdiklerinde farkında olmadan bir hesap yapar: Nasıl görünüyorum? Ne düşünüyorlar? Doğru şeyi mi söyledim? Bu hesap gün boyu, çoğu zaman bilinç düzeyinin hemen altında sürer. Şema terapi bu örüntüyü onay arayıcılık / tanınma arayıcılığı şeması olarak adlandırır.

Onay arayıcılık şeması nedir?

Bu şema, kişinin kendilik değerini içeriden değil, dışarıdan gelen tepkilerle belirlemesidir. Onay, ilgi ve takdir; bir ihtiyaç olmaktan çıkıp varoluşsal bir dayanak hâline gelmiştir.

Burada ayırt edici nokta şudur: Herkes takdir edilmekten hoşlanır. Şemaya işaret eden, takdir edilmediğinde kişinin kendi değerine dair duygusunu kaybetmesidir. İçeride istikrarlı bir ölçüt yoktur; ölçüt dışarıdadır ve sürekli yenilenmesi gerekir.

Nasıl oluşur?

En bilinen zemin koşullu sevgidir. Çocuk, olduğu için değil; başardığı, uslu durduğu, gurur kaynağı olduğu için değerli görülmüştür. Bu koşul karşılandığında ilgi gelir, karşılanmadığında ilgi çekilir.

Bu ortamda çocuk mantıklı bir sonuca varır: Değerim verilmiş değil, kazanılmış bir şey. O yüzden sürekli kazanmam gerekiyor.

İkinci bir zemin, ailenin dışa dönük imajına aşırı önem vermesidir. "Ne der eloğlu" kaygısının merkezde olduğu ortamlarda çocuk, kendi iç deneyiminden çok dışarıdan nasıl göründüğünü izlemeyi öğrenir.

Üçüncü bir zemin, bir alanda erken ve yoğun takdir görmektir. Küçük yaşta bir yetenekle öne çıkan çocuk, ilginin o yetenekle geldiğini öğrenir ve kimliğini oraya sabitler. Yetenek zayıfladığında ya da rekabet arttığında kimlik sarsılır.

Gündelik yaşamda nasıl görünür?

  • Karar ölçütünün dışarıda olması: Meslek, şehir, hatta partner seçiminde "ne derler" sorusunun belirleyici olması
  • Övgüye bağımlılık: Takdir gelince iyi, gelmeyince boşlukta hissetmek
  • Eleştiriye orantısız tepki: Küçük bir geri bildirimin günleri etkilemesi
  • Sosyal performans yorgunluğu: İnsan içinde iyi vakit geçirmek ama sonrasında tükenmek
  • Statü hassasiyeti: Unvan, görünüş ve sembollerin orantısız önem kazanması
  • Yalnız kalınca boşluk: Kimse izlemiyorken ne hissettiğini bilememek

Son madde bu şemanın en açıklayıcı işaretlerinden biridir. Dışarıdan onay geldiğinde kişi kendini canlı hisseder; onay akışı kesildiğinde içeride bir boşluk belirir. Bu boşluk, şemanın altındaki asıl meseledir.

Sosyal medya bu şemayı nasıl etkiler?

Sosyal medya, onay arayıcılık için neredeyse ideal bir ortam sunar: sürekli, ölçülebilir ve anlık geri bildirim. Beğeni sayısı, kişinin zaten dışarıda olan ölçütünü somut bir rakama dönüştürür.

Bu durum iki sonuç üretir. Birincisi, onay döngüsünün hızlanması — ve dolayısıyla doygunluk eşiğinin yükselmesi. İkincisi, kişinin kendi deneyimini yaşarken bile onu nasıl sunacağını düşünmesi; yani deneyimden kopuş.

Burada mesele sosyal medyayı kullanmak değildir. Mesele, kullanımın kişinin iç ölçütünü güçlendirmesi mi yoksa daha da dışarı taşıması mıdır.

Özgüvensizlikten farkı nedir?

Özgüvensizlikte kişi kendini yetersiz hisseder ve genellikle geri çekilir. Onay arayıcılıkta ise kişi çoğu zaman öne çıkar: sosyaldir, başarılıdır, görünürdür. Dışarıdan özgüvenli algılanır.

Fark, motivasyondadır. Öne çıkma, kendilik değerini beslemek için yapılan sürekli bir yatırımdır. Bu nedenle başarı rahatlatmaz — yalnızca bir sonraki sınava kadar erteler.

Bu şema sıklıkla kusurluluk şemasıyla birlikte bulunur. Onay arayışı, altta yatan "yetersizim" inancını örtme işlevi görebilir.

Şema terapide nasıl çalışılır?

İlk eksen ölçütün nerede olduğunu fark etmektir. Danışandan son dönemde verdiği kararları incelemesi istenir: Bu kararı ben mi istedim, yoksa nasıl görüneceği için mi verdim? Bu ayrım başlangıçta bulanıktır; zamanla netleşir.

İkinci eksen iç ölçüt geliştirmektir. Bu, soyut bir hedef gibi görünse de somut çalışmalarla ilerler: kişi bir eylemin ardından başkalarının tepkisinden bağımsız olarak kendi değerlendirmesini yapmayı dener. "Ben bu işten memnun muyum?" sorusu, "beğendiler mi?" sorusunun yerini kademeli olarak alır.

Üçüncü eksen onaysız kalmaya dayanabilmektir. Çalışmanın bir aşamasında, kişi bilinçli olarak onay aramadığı küçük deneyimler kurar: paylaşmadığı bir başarı, anlatmadığı bir iyilik, göstermediği bir çaba. Bu deneyimler başlangıçta huzursuzluk yaratır; tekrarlandıkça iç ölçütü güçlendirir.

Dördüncü eksen eleştiriyle ilişkidir. Eleştirinin kimliğe değil davranışa dair olduğunu deneyimlemek, tepkinin şiddetini azaltır. Şema terapinin mod çalışması burada devreye girer: eleştiri karşısında hangi modun devreye girdiği — savunmasız çocuk mu, cezalandırıcı ebeveyn mi — tanınır ve sağlıklı yetişkin güçlendirilir.

Koşullu sevgi deneyiminin erken dönemde bıraktığı iz belirginse EMDR terapisi ile ilgili anılar üzerinde çalışılabilir.

Değişim neye benzer?

Değişim, kişinin takdir edilmekten hoşlanmaz hâle gelmesi değildir. Takdir güzeldir ve bu değişmez.

Değişen şey, takdirin gerekli olmaktan çıkmasıdır. Kişi bir işi bitirdiğinde kimse fark etmese bile kendi içinde bir tamamlanma duygusu yaşayabilir hâle gelir. Eleştiri geldiğinde sarsılır ama dağılmaz. Yalnız kaldığında boşluk yerine dinlenme hisseder.

Bu, dış dünyadan kopmak değildir — aksine, dış dünyayla daha az kaygılı bir ilişki kurabilmektir.

Sık sorulanlar

Takdir edilmek istemek yanlış mı?

Hayır. Takdir edilme ihtiyacı insanidir. Şemaya işaret eden, takdir olmadığında kişinin kendi değerine dair duygusunu tamamen kaybetmesidir.

Sosyal medyayı bırakmam mı gerekiyor?

Zorunlu değil. Belirleyici olan kullanım biçimidir: paylaşım sonrası tepkileri kontrol etme sıklığınız ve tepki gelmediğinde ne hissettiğiniz üzerine çalışmak genellikle daha işlevseldir.

Kariyerimde yükselmek istemem bu şema mı?

Hırs ve hedef sahibi olmak başlı başına şema değildir. Ayrım, hedefin kaynağındadır: kendi değerlerinizden mi geliyor, yoksa nasıl görüneceğinizden mi?

İç ölçüt nasıl geliştirilir?

Küçük ve tekrarlı pratiklerle. Bir eylemin ardından başkalarının tepkisini beklemeden kendi değerlendirmenizi yapmak, zamanla içeride bir referans noktası oluşturur.

Bu şema çocuklukta ailemin suçu mu?

Şema terapi suç arayan bir yaklaşım değildir. Koşullu takdir çoğu zaman kötü niyetle değil, ebeveynin kendi öğrendiği biçimle aktarılır. Çalışmanın amacı geçmişi yargılamak değil, bugünkü örüntüyü dönüştürmektir.

Başka yazılar

Duygusal Yeme: Kendini Yatıştırmanın Bir Patikası

Duygusal Yeme: Kendini Yatıştırmanın Bir Patikası

Öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, suçluluk ve utanç gibi duygulara verdiğimiz aşırı yeme tepkisi, ihtiyacı gerçekten doyurm…

Yazıyı oku
Adaptif Bilgi İşleme Modeli — EMDR'nin Temeli

Adaptif Bilgi İşleme Modeli — EMDR'nin Temeli

Adaptif Bilgi İşleme Modeli'ne göre içsel bir bilgi işleme sistemi mevcuttur ve pek çok psikolojik zorluk bu sistem enge…

Yazıyı oku
Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen Bir Zihin

Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen Bir Zihin

Sinek kuşu kanadını saniyede binlerce kez çırpar ama gövdesi asılı kalır. Hareket vardır, ilerleyiş yoktur. Kaygılı zihn…

Yazıyı oku
Başvuru

Randevu talebi oluşturun

Aşağıdaki başvuru formunu doldurduğunuzda, ihtiyaçlarınızı ve mevcut kaynaklarınızı birlikte değerlendirmek; sürecin sizin için güvenli ve düzenleyici bir çerçevede nasıl ilerleyebileceğini konuşmak üzere en kısa sürede sizinle iletişime geçilecektir.

  • Gizlilik Paylaştığınız her şey meslek etiği ve KVKK kapsamında korunur.
  • Değerlendirme Başvurular en kısa sürede değerlendirilir.

Ara WhatsApp Randevu