İçeriğe geç
Esra Pektaş Kıldiş Klinik Psikolog · Psikoterapist

Karar Verememe: Seçenek Çokluğu mu, Kayıp Korkusu mu?

Kararsızlık bir bekleme hâli gibi görünür. Oysa kendisi de bir karardır ve kendi maliyetini taşır.

3 dk okuma

Karar verememek, klinikte hem bir yakınma hem de başka tabloların belirtisi olarak karşımıza gelir. Kişi haftalarca bir telefon modeli seçemez ya da yıllarca bir ilişkide kalıp kalmayacağına karar veremez. İki durum farklı ölçektedir ama çoğu zaman aynı mekanizmayı paylaşır.

Neden karar verilemez?

Kayıp kaçınması. Her seçim, seçilmeyenin kaybı demektir. Kararsızlık, hiçbir şeyi kaybetmemek için kurulmuş bir çözüm arayışıdır — ve bu çözüm genellikle yoktur.

Mükemmel seçenek arayışı. "En iyi"yi bulma ihtiyacı, karar vermeyi sonsuza erteler. Araştırmalarda "en iyiyi arayan" kişilerin, "yeterince iyi"yle yetinenlere göre karar sonrası doyumunun daha düşük olduğu bildirilmiştir. İlgili çerçeve mükemmeliyetçilik yazısında.

Pişmanlık korkusu. Yanlış kararın sorumluluğunu taşımaktan kaçınma. Karar vermemek, sorumluluğu üstlenmemek gibi hissedilir — oysa değildir.

Kendi tercihini bilmeme. Dikkati sürekli dışarıda olan kişiler, kendi isteğine erişemez. Bu tablo uyum stili yazısında ele alınıyor.

Onay ihtiyacı. Kararın başkaları tarafından doğru bulunması gerekliliği.

Yükümlülük kaygısı. Karar vermek bir taahhüt üretir ve taahhüt daralma hissi verir; bu, özerklik stili tablosunda belirgindir.

Belirsizliğe tahammülsüzlük. Sonucu kesin olarak bilemediği sürece karar verememek. İlgili yazı.

Kararsızlığın maliyeti

En sık gözden kaçan noktadır: kararsızlık nötr bir durum değildir.

Taşıdığı maliyetler: süregen kaygı, zihinsel kapasitenin aynı konuyla meşgul olması, diğer yaşam alanlarının durması, fırsatların kendiliğinden kapanması ve kendine güvenin azalması.

Son madde bir sarmal üretir: karar veremeyen kişi kendi karar verme kapasitesine güvenini kaybeder, bu da bir sonraki kararı daha da güçleştirir.

Ayrıca karar vermemek, çoğu zaman mevcut durumun sürmesi anlamına gelir. Yani aslında bir karar verilmiştir — yalnızca sahiplenilmemiştir.

İşe yaradığı bildirilen yaklaşımlar

Kararın ölçeğini belirlemek. Her karar aynı özeni gerektirmez. Geri alınabilir ve küçük etkili kararlara ayrılan zaman, kapasiteyi tüketir. Pratik ölçüt: bu kararı bir yıl sonra hatırlayacak mıyım?

Yeterince iyiyi hedeflemek. En iyiyi aramak yerine, belirlenmiş ölçütleri karşılayan ilk seçeneği almak. Bu, özellikle çok seçenekli durumlarda etkilidir.

Ölçütleri önce yazmak. Seçeneklere bakmadan önce nelerin önemli olduğunu belirlemek. Seçeneklere bakarken ölçüt belirlemek, ölçütlerin seçeneklere göre kaymasına yol açar.

Süre sınırı koymak. Karar için bir tarih belirlemek. Süresiz düşünme, düşünmeyi derinleştirmez; yalnızca uzatır.

İki seçeneğe indirmek. Çok seçenek, karar kapasitesini düşürür. Önce elemek, sonra karşılaştırmak daha işlevseldir.

Geri alınabilirliği değerlendirmek. Geri alınabilir bir kararda uzun düşünmenin getirisi azdır. Geri alınamaz kararlar — taşınma, ayrılık, meslek değişikliği — daha fazla zaman hak eder.

Bedensel yanıtı dinlemek. İki seçeneği sırayla "seçtim" diye düşünüp bedende ne olduğunu fark etmek. Bu, özellikle kendi tercihine erişemeyen kişilerde bilgi üretir.

Yanlış karar meselesi

Kararsızlığın merkezinde genellikle şu varsayım vardır: bir doğru ve bir yanlış seçenek var ve yanlışı seçmek telafi edilemez.

Bu varsayım iki noktada sorgulanabilir. Birincisi, pek çok kararda "doğru" seçenek önceden bilinemez; yalnızca sonradan değerlendirilebilir. İkincisi, kararların büyük bölümü düzeltilebilir — ve düzeltilemeyenlerde de uyum kapasitesi vardır.

Daha işlevsel soru şudur: "Hangisi doğru?" yerine "Hangisini seçersem, sonuçlarıyla çalışmaya daha hazırım?"

Başka tabloların belirtisi olabilir

Karar verememe, bağımsız bir sorun olabileceği gibi başka tabloların belirtisi de olabilir:

  • Depresyon. Karar verme güçlüğü tanı ölçütleri arasındadır. Bu durumda büyük kararların ertelenmesi önerilir.
  • Kaygı bozuklukları.
  • Obsesif kompulsif örüntüler. Karardan sonra tekrar tekrar sorgulama ve güvence arama varsa değerlendirilmelidir.
  • Dikkat eksikliği. Önceliklendirme ve başlatma güçlüğü karar verememe olarak yaşanabilir.
  • Tükenmişlik. Karar kapasitesi tükenmişlikte belirgin biçimde düşer.
  • Uyku yoksunluğu. Bu bileşen sıklıkla atlanır ve etkisi büyüktür.

Karar sonrası

Çalışmanın bir bölümü karar sonrası dönemle ilgilidir. Karar verildikten sonra görülenler:

  • Seçilmeyenin değerinin yükselmesi
  • Pişmanlık dalgaları
  • Kararı tekrar tekrar gözden geçirme
  • Geri alma isteği

Bu tepkiler kararın yanlış olduğunu göstermez. Her kararın bir kayıp içermesinin doğal sonucudur.

Yararlı olan yaklaşım, kararı yeniden açmak yerine onunla çalışmaya başlamaktır. Sürekli yeniden değerlendirme, hem karardan yararlanmayı hem de toparlanmayı engeller.

Ne zaman destek düşünülmeli?

  • Kararsızlık aylardır ya da yıllardır sürüyorsa
  • Diğer yaşam alanlarınız bu belirsizlik nedeniyle durduysa
  • Gündelik küçük kararlar bile zorlaşıyorsa
  • Karardan sonra sürekli sorgulama ve güvence arama varsa
  • Kararsızlık kaygı ya da çökkünlük üretiyorsa
  • Kendi ne istediğinizi bilmediğinizi düşünüyorsanız

Bu yazı bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır ve klinik değerlendirmenin yerini almaz.

Sık sorulanlar

Uzun düşünmek daha iyi karar üretir mi?

Geri alınabilir kararlarda getirisi azdır. Süresiz düşünme kararı derinleştirmez, uzatır.

Yanlış karar verirsem ne olur?

Pek çok karar düzeltilebilir. Düzeltilemeyenlerde de uyum kapasitesi vardır. "Doğru" seçenek çoğu zaman önceden bilinemez.

Kararsız kalmak güvenli değil mi?

Kararsızlık nötr değildir. Kaygı, duran yaşam alanları ve kendine güvenin azalması gibi maliyetler taşır.

Karardan sonra pişmanlık normal mi?

Her karar bir kayıp içerir; pişmanlık dalgaları beklenen bir tepkidir ve kararın yanlış olduğunu göstermez.

Ne zaman başka bir tabloyu düşünmeliyim?

Karar güçlüğü yaygınlaştıysa, güvence arama eklendiyse ya da çökkünlük belirtileri varsa değerlendirme önerilir.

Başka yazılar

Duygusal Yeme: Kendini Yatıştırmanın Bir Patikası

Duygusal Yeme: Kendini Yatıştırmanın Bir Patikası

Öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, suçluluk ve utanç gibi duygulara verdiğimiz aşırı yeme tepkisi, ihtiyacı gerçekten doyurm…

Yazıyı oku
Adaptif Bilgi İşleme Modeli — EMDR'nin Temeli

Adaptif Bilgi İşleme Modeli — EMDR'nin Temeli

Adaptif Bilgi İşleme Modeli'ne göre içsel bir bilgi işleme sistemi mevcuttur ve pek çok psikolojik zorluk bu sistem enge…

Yazıyı oku
Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen Bir Zihin

Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen Bir Zihin

Sinek kuşu kanadını saniyede binlerce kez çırpar ama gövdesi asılı kalır. Hareket vardır, ilerleyiş yoktur. Kaygılı zihn…

Yazıyı oku
Başvuru

Randevu talebi oluşturun

Aşağıdaki başvuru formunu doldurduğunuzda, ihtiyaçlarınızı ve mevcut kaynaklarınızı birlikte değerlendirmek; sürecin sizin için güvenli ve düzenleyici bir çerçevede nasıl ilerleyebileceğini konuşmak üzere en kısa sürede sizinle iletişime geçilecektir.

  • Gizlilik Paylaştığınız her şey meslek etiği ve KVKK kapsamında korunur.
  • Değerlendirme Başvurular en kısa sürede değerlendirilir.

Ara WhatsApp Randevu