İçeriğe geç
Esra Pektaş Kıldiş Klinik Psikolog · Psikoterapist

Dayanıksızlık Şeması: Sürekli Felaket Bekleyen Zihin

Dayanıksızlık şemasında zihin sürekli bir felaket senaryosu üretir ve kişi bu senaryoya dayanamayacağına inanır. İki inanç birleştiğinde kaygı kendini besleyen bir döngüye girer.

3 dk okuma

Bazı insanlar için gündelik yaşam, sürekli bir risk değerlendirmesidir. Uçağa binmeden önce kaza istatistiklerini okur, bedenlerindeki her değişikliği ciddi bir hastalığın işareti sayar, haberlerdeki her olumsuz gelişmeyi kendi yaşamlarına uyarlarlar. Şema terapi bu örüntüyü dayanıksızlık / hastalığa yatkınlık şeması olarak adlandırır.

Dayanıksızlık şeması nedir?

Bu şema iki inancın birleşimidir:

  • Felaket yakındır: Kötü bir şeyin olma ihtimali gerçekte olduğundan çok daha yüksek algılanır.
  • Dayanamam: Olursa baş edemeyeceğime, yıkılacağıma inanırım.

İkisinin birleşimi kritiktir. Yalnızca risk algısı yüksek olan bir kişi tedbir alır ve yaşamına devam eder. Dayanıksızlık şemasında ise tedbir yetmez, çünkü kişi kendi baş etme kapasitesine de güvenmez.

Hangi alanlarda kendini gösterir?

Young bu şemanın dört tipik odağından söz eder:

  • Sağlık: Ciddi hastalık kapma ya da yakalanma korkusu; bedensel duyumların sürekli taranması
  • Ekonomi: Yoksullaşma, işsiz kalma, parasız kalma korkusu — gelir durumundan bağımsız olarak
  • Güvenlik: Kaza, afet, suç mağduru olma korkusu
  • Kontrol kaybı: Delirme, kendini kaybetme, aklını yitirme korkusu

Kişi çoğu zaman bu alanlardan birinde yoğunlaşır ve diğerlerinde görece rahat olabilir.

Felaketleştirme nasıl işler?

Zihin bir olasılık zinciri kurar ve her halkada en kötü sonucu seçer. Mide ağrısı → ciddi bir hastalık → tedavi edilemez → ailem ortada kalır. Bu zincirde her adım kendi başına mümkün görünür; ama zincirin tamamının gerçekleşme olasılığı son derece düşüktür.

Burada güvenlik davranışları devreye girer: sürekli doktora gitme, internetten belirti araştırma, yakınları arayıp iyi olduklarından emin olma, belirli yerlere gitmekten kaçınma. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatır — ve tam bu yüzden döngüyü güçlendirir.

Çünkü kişi hiçbir zaman şunu öğrenemez: Kontrol etmeseydim de kötü bir şey olmayacaktı. Her seferinde rahatlamayı kontrol davranışına atfeder.

Bu şema nasıl oluşur?

En sık zemin, kaygılı bir bakım verenle büyümektir. Sürekli tehlike uyaran, "dikkat et, düşersin, hasta olursun" diyen bir ebeveyn, çocuğa dünyanın tehlikeli olduğunu öğretir.

İkinci zemin, erken dönemde gerçek bir felaket yaşanmasıdır: ailede ciddi bir hastalık, ani kayıp, ekonomik çöküş ya da afet deneyimi. Bu durumda inanç deneyimle desteklenmiştir.

Üçüncü zemin, aşırı korumacı bir ortamda büyümektir. Çocuk hiç risk almadığında, riskle baş edebildiğine dair deneyim biriktiremez — ve baş etme kapasitesine güvenemez.

Kaygı bozukluğundan farkı nedir?

Dayanıksızlık şeması bir tanı değildir; bir örüntüdür. Yaygın anksiyete, panik bozukluk ya da sağlık kaygısı gibi tablolarla birlikte bulunabilir ama onlarla aynı şey değildir.

Şema düzeyinde çalışmak, belirtiyi azaltmanın ötesinde, kaygının beslendiği temel inancı ele almak anlamına gelir. Kaygının ne zaman bozukluğa dönüştüğünü bu yazıda ayrıntılı ele aldım.

Şema terapide nasıl çalışılır?

İlk eksen düzenlenmedir. Sürekli alarm hâlindeki bir sinir sistemiyle bilişsel çalışma yapmak güçtür. Nefes, bedensel farkındalık ve topraklanma çalışmalarıyla önce taban seviyesi düşürülür.

İkinci eksen olasılık değerlendirmesidir. Felaket zincirindeki her halkanın gerçekçi olasılığı birlikte incelenir. Amaç "hiçbir şey olmaz" demek değildir — bu zaten inandırıcı olmaz. Amaç, olasılığın gerçek boyutunu görmektir.

Üçüncü ve çoğu zaman en belirleyici eksen baş etme kapasitesidir. Soru şuna döner: "Diyelim ki oldu. Sonra ne olur?" Kişi çoğu zaman bu soruyu hiç düşünmemiştir, çünkü zihin felaketin kendisinde donup kalır. Senaryoyu sonuna kadar düşünmek, paradoksal olarak kaygıyı azaltır.

Dördüncü eksen güvenlik davranışlarının kademeli azaltılmasıdır. Kontrol davranışı bırakıldığında ve kötü bir şey olmadığında, yeni bir öğrenme oluşur.

Geçmişte yaşanmış gerçek bir felaket deneyimi şemayı besliyorsa EMDR ile o anı işlenebilir. Alarmın sinir sisteminde kronikleşmiş olduğu durumlarda NARM perspektifi düzenlenme kapasitesini destekler.

Önemli bir ayrım

Bedensel belirtilerin ilk kez ortaya çıktığı durumlarda tıbbi değerlendirme önceliklidir. Psikolojik çalışma, tıbbi nedenlerin dışlanmasının ardından anlam kazanır. Bu, kaygıyı küçümsememek ve gerçek bir sağlık sorununu gözden kaçırmamak için gereklidir.

Sık sorulanlar

Sürekli hastalık araştırıyorum, bu zararlı mı?

İnternette belirti aramak kısa vadede rahatlatır ama genellikle kaygıyı artırır; çünkü her belirti çok sayıda ciddi tabloyla eşleşir. Bu davranışın kademeli azaltılması çalışmanın parçasıdır.

Kaygılarım bazen haklı çıkıyor, yine de şema mı?

Kaygının bazen haklı çıkması şemayı geçersiz kılmaz. Belirleyici olan, tehlike algısının genel düzeyi ve kişinin baş edebileceğine dair inancıdır.

Çocuğuma kaygımı bulaştırıyor muyum?

Kaygılı bir ebeveyn olmak suç değildir ve farkındalık tek başına koruyucudur. Çocuğun yanında felaket senaryolarını sesli kurmamak ve ona kendi baş etme deneyimini yaşatmak yardımcı olur.

İlaç kullanmam gerekir mi?

Bu bir psikiyatri hekiminin değerlendirmesini gerektirir. Şiddetli tablolarda psikoterapi ile ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesi önerilebilir; karar size aittir.

Başka yazılar

Duygusal Yeme: Kendini Yatıştırmanın Bir Patikası

Duygusal Yeme: Kendini Yatıştırmanın Bir Patikası

Öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, suçluluk ve utanç gibi duygulara verdiğimiz aşırı yeme tepkisi, ihtiyacı gerçekten doyurm…

Yazıyı oku
Adaptif Bilgi İşleme Modeli — EMDR'nin Temeli

Adaptif Bilgi İşleme Modeli — EMDR'nin Temeli

Adaptif Bilgi İşleme Modeli'ne göre içsel bir bilgi işleme sistemi mevcuttur ve pek çok psikolojik zorluk bu sistem enge…

Yazıyı oku
Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen Bir Zihin

Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen Bir Zihin

Sinek kuşu kanadını saniyede binlerce kez çırpar ama gövdesi asılı kalır. Hareket vardır, ilerleyiş yoktur. Kaygılı zihn…

Yazıyı oku
Başvuru

Randevu talebi oluşturun

Aşağıdaki başvuru formunu doldurduğunuzda, ihtiyaçlarınızı ve mevcut kaynaklarınızı birlikte değerlendirmek; sürecin sizin için güvenli ve düzenleyici bir çerçevede nasıl ilerleyebileceğini konuşmak üzere en kısa sürede sizinle iletişime geçilecektir.

  • Gizlilik Paylaştığınız her şey meslek etiği ve KVKK kapsamında korunur.
  • Değerlendirme Başvurular en kısa sürede değerlendirilir.

Ara WhatsApp Randevu